Gökyüzünün ve suyun arasında zamandan kopmuş bir atlıkarınca yükselir. Altın detaylar, siyah atlar ve masalsı renkler çocukluğun tanıdık neşesini taşırken, boş kalan oyun alanı sahneye hafif bir yalnızlık duygusu ekler. Eser, dönüp dolaşıp aynı yere gelen anılarla, geçmişin zihnimizde giderek daha düşsel bir hâl almasını buluşturur.